Yoannis Şekersavvas
“Özgür Girne” Derneği Sekreteri

3 Mart 2011
Sevgili Kıbrıslı Türk hemşerilerim,
Kıbrıslı Türk kimliğini üzerinde boğucu bir etkisi olan, Kıbrıs Türk toplumunu baskı altına alan Türk hakimiyetçiliği karşısında göstermiş olduğunuz tepkiyi ilgiyle izliyoruz.
Kıbrıs Türk İlköğretim Sendikası Genel Sekreterinin tespitleri ve özellikle de Kıbrıs Türk kimliğinin boğulması ve Kıbrıs Türk toplumunun Türk hakimiyetçiliği altında ezilmesinin 60’lı yıllara dayandığı yönündeki ifadelerine katılıyoruz. Gerçekten de, o yıllarda, Türkiye, Kıbrıslı Türkleri Rumlarla ilişkilerini kesmeye zorlamış ve bölünme ve ırk ve dine dayalı ayrımcılığın tohumlarını atmıştı.
Maalesef, o zamanlar sessiz kalan Kıbrıslı Türk ve Rum çoğunluklar olarak, daha o zamanlardan yabancıların çıkarları için adamıza müdahale etmelerine izin vermiş ve sonuç olarak bugünlere gelmiş bulunuyoruz. Şu anda, Kıbrıs’ta düzenin yerine getirilmesi için tek engel, sizlerin de eylemlerinizde tespit edip haykırdığınız gibi, Kıbrıs’ın topraklarını işgal etmiş olan Türkiye’dir. İşte bu yüzden, sizleri işgal ve işgalin yol açtığı sonuçlara bir son demek için örgütlenmeye çağırıyoruz. Eylemlerinizin değer kazanması ve vizyon sahibi olabilmesi sadece Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türklerin işgale karşı vereceği ortak bir mücadele ile mümkün olabilir. Sözkonusu ortak mücadelenin hedefleri de şunlar olmalıdır:
Türk işgalci ordularının çekilmesiyle Türk işgalinden kurtulmak.
Türkiyeliler ve yerleşiklerin Türkiye’ye dönmesi ve onlardan kurtulmak.
Ortak vatanımızın özgürleşmesi. İki Bölgeli, İki Toplumlu Federasyona dayalı çözüm, vatanımızın özgürleşmesi anlamına gelmemekte, coğrafik olarak bölünmemizi hedefleyen işgalin, TMT ve onun faaliyetlerinin ödüllendirilmesini sembolize etmektedir.
Hem siz, hem de biz evlerimiz ve mülklerimize yeniden kavuşalım. Bu suretle, hiçbir şart ve kısıtlama olmaksızın, hepimizin İnsani Hakları eksiksiz yerine getirilsin.
Bu gerçekleştikten sonra, biz hepimiz kendi başımıza, geçmişten çıkardığımız derslerle Avrupalı devletimizin Anayasasını Demokratik prensip ve değerler temelinde, birbirimize saygı içinde, ırksal ve ulusal kökenlerimizi, dinlerimizi de gözönünde bulundurarak yeniden şekillendirelim.
Kimliğinizi garanti altına almanın tek yolu budur.
İki Bölgeli, İki Toplumlu Federasyona dayalı çözüm ile hem sizin, hem de bizim kimliklerimize son kullanma tarihi getirilecektir.
Değerli hemşerilerim,
Mülklerimiz üzerinde Türk Devleti kurulmasında ısrar edeceğinize ya da buna izin vereceğinize, bu yolla barış ve sorunsuz bir hayatın sağlanacağı beklentisi içine gireceğinize inanmak istemiyoruz
YOANNİS ŞEKERSAVVAS
“Özgür Girne” Derneği Sekreteri
~~~~~~~~~
Yazı işlerinden
Özgür Girne, Girneli göçmenlerin kurmuş olduğu bir dernektir. Hatırlatmakta fayda var, Girne, 1974 öncesinde, iki toplumun 1963 ve ’67’deki çatışmalardan sonra dahi birarada kardeşçe yaşamaya ve çalışmaya devam ettikleri tek kentimizdir. TMT fanatizmi ve MİT ajanları ile Türkiye’den gelen, askerin yakın takipçisi olan birtakım kişiler, diğer tüm kentlerde, çoğu köyde, toplumlararası ilişkileri aşındırmayı başarmışlardı. Hatta bunu o derecede başarmışlardı ki, askeri cepheler oluşturulmuş ve TMT’nin silahlı ayaklanması sırasında çatışmalar başgöstermişti.
Girne’nin Türkiye’ye en yakın kent olmasına ve bu kentin savaştan önce yıllarca silahlı isyancılar tarafından askeri bakımdan çevreyle bağlantısının kesilmesime (Gönyeli, Ağırtaş, St. Hilarion cepheleri) rağmen, her iki tarafta da dostluk ve insanlık duyguları o kadar sıcaktı ki, Girne’de silahlı bir cephe oluşturulmamıştı. Oradaki insanlar, Yunan askeri darbesi günlerine kadar, hatta Türk işgalinin ilk günlerinde bile, birbirlerine karşı kardeşçe ve yoldaşça duygular beslemiş, aralarındaki dostluğu ve aşkları korumasını başarmıştır.
Bu dostluğu korumak ve canlı tutmak için çabalayan Kıbrıslı Rumlardan çoğu, 1930 ve ‘40’lı yıllarda Sendikacılık ve Sosyalizmin içinde olan insanlardı. Daha sonraki yıllarda, bu ilişkileri iyi komşuluk ilişkileri ve sosyokültürel prensip ve değerleri temel alarak canlı tutanlar Enosis’çi kesim ve Muhalefetteki insanlardı. Bu geleneğin bugünkü sürdürücüleri Annan Planı’na, Irkçı İki Bölgeliliğe karşı çıkmakta ve iyi komşuluk ilişkileri, doğru siyasi prensip ve değerlerin doğurduğu sıcaklık temelinde iki toplum arasında iyi ve ılık ilişkiler oluşturulmasını arzulamaktadır.
Özgür Girne oldukça aktif bir dernektir. Savunduğu tezlerden bazılarını aşağıdan takip edebilirsiniz:
Kıbrıs sorununa ilişkin
http://agrino.org/kyrenia/developments_gr.utf8.html
Özgür Girne
http://agrino.org/kyrenia/association_gr.utf8.html
İlgili Diğer Yazılar
Özgür Girne’ye EVET
http://cyprusindymedia.blogspot.com/2010/02/blog-post_18.html
Yorğos Kaiser aramızdan ayrıldı
http://cyprusindymedia.blogspot.com/2009/11/blog-post_13.html
Faşist “Antifaşistler” “Unutmadık”a karşı
http://www.efylakas.com/archives/1745
“Özgür Girne’nin Kıbrıs Konusuna Dair Değişmeyen Tezleri:
Ne kadar zaman gerekse de, ne kadar özveride bulunmak gerekse de, hedefimiz, EVLERİNDEN ÇIKARILAN TÜM KIBRISLI RUM VE KIBRISLI TÜRKLERİN, ULUSLARARASI HUKUK UYARINCA EVLERİNE, TOPRAKLARINA DÖNMESİDİR.”
http://agrino.org/kyrenia/manifesto_gr.utf8.html
Geleceğe Doğru Yol Alırken
http://cyprusindymedia.blogspot.com/2010/12/blog-post_29.html